Cilt çatlakları ya da diğer bir deyiş ile deri çatlağı, cildin gerilme kapasitesinin üzerinde bir gerilmeye maruz kalmasıyla oluşan çizgisel lezyonlardır. Bu durum, dermis adı verilen cildin orta tabakasında bulunan kolajen ve elastin liflerinin yırtılması sonucu meydana gelir. Başlangıçta pembe, kırmızı veya mor renkte görünen bu çatlaklar, zamanla rengi soluklaşarak beyaz veya gümüş rengine dönüşür. Bu beyazlaşma, dokunun yara izine dönüştüğünün bir göstergesidir.

Çatlağın Oluşma Nedenleri Nelerdir? Deri Çatlakları Neden Olur?

Cilt çatlakları dermisteki elastin ve kollajen liflerinin yırtılmasına bağlı olarak gelişir. Elastikiyeti olmayan deri alanlarında daha çok görülür. Genetik yatkınlıkla gebelik döneminde ve ergenlikte fizyolojik olarak oluşmaktadır. Gebelik sırasında alınan kilolar deride çok fazla gerginliğe neden olur. Özellikle son aylara doğru hem alınan kilolar hem de gebelikte görülebilen ödemden dolayı, karında, bacak içlerinde ve göğüslerde çatlaklar meydana gelebilir. Hamilelikte gebelik çatlarının yanı sıra ergenlik döneminin hormonal değişimleri, hızlı büyüme, uzama, kas yapısının gelişmesi de çatlak oluşumuna neden olabilir. 

Aşırı kilo alıp vermeler, vücut geliştirme sporlarında ağır kaldırmalar deride çatlak oluşturabilir. Deri çatlağı oluşumu kilo ile ilişkilendirilmiştir. Yapılan araştırmalara göre obezite problemi olan kişilerde çatlak görülme olasılığı yüzde 40’lara kadar artış gösterir.

Bazı hastalıkların ve kullanılan ilaçların da çatlaklara sebebiyet verdiği bilinir. Özellikle sistemik kortizon kullanan hastalarda elastin ve kollajen lifler yıkıma uğrar. Bunun sonucu bazı bölgelerde çatlak gözlenebilir. Cushing sendromu gibi kortizol seviyesinin değişiklik gösterdiği hastalıklarda ve bazı enfeksiyon hastalıklarında dokuda oluşan hasar sonucu çatlaklar gözlenir. Bazen hiçbir neden olmaksızın cilt çatlağı oluşabilir. Bu duruma idiopatik oluşan çatlak denir. Çatlak oluşumunun genel nedenleri aşağıdaki gibidir.

  • Hızlı Kilo Değişimi: Hızla kilo almak veya vermek, cildin esnekliğini aşarak çatlak oluşumuna zemin hazırlar.
     
  • Gebelik (Doğum Çatlağı): Hamilelik döneminde karın, göğüs ve kalça bölgesindeki ani büyüme, cilt üzerinde aşırı gerilmeye neden olur ve doğum çatlağı tedavisi ihtiyacını ortaya çıkarır.
     
  • Ergenlik Dönemi: Büyüme atılımı sırasında vücut hızlı bir şekilde gelişir ve bu durum, özellikle bel, kalça, uyluk ve göğüs bölgesinde çatlaklara yol açabilir.
     
  • Kortizon Kullanımı: Uzun süreli kortizonlu krem veya ilaç kullanımı, cildin kolajen ve elastin yapısını zayıflatarak çatlak oluşumunu tetikler.
     
  • Genetik Yatkınlık: Bazı kişiler, genetik olarak çatlak oluşumuna daha yatkın olabilir.

Çatlak Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çatlakların tamamen yok edilmesi zor olsa da, görünümünü önemli ölçüde iyileştirmek mümkündür. Çatlak tedavisi, çatlakların tipine, rengine ve hastanın cilt yapısına göre kişiye özel olarak planlanır. Erken dönemde, yani çatlaklar hala kırmızı veya mor renkteyken yapılan tedaviler, daha başarılı sonuçlar verir. Bu aşamada yapılan müdahalelerle yeni kolajen üretimi tetiklenir ve cildin yapısı onarılmaya çalışılır. Beyazlaşmış, eski çatlakların tedavisi ise daha fazla seans ve sabır gerektirebilir.

Lazerle çatlak tedavisi

Lazerle çatlak tedavisi, günümüzde en etkili ve en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemde, lazer ışınları cildin alt katmanlarına kontrollü bir şekilde nüfuz eder. Bu ışınlar, ısı enerjisine dönüşerek hasar görmüş kolajen ve elastin liflerini uyarır. Cilt, bu uyarıya karşılık yeni kolajen ve elastin üretmeye başlar. Bu süreç, cildin onarılmasına, yenilenmesine ve çatlakların görünümünün azalmasına yardımcı olur.

Farklı lazer türleri çatlak tedavisinde kullanılmaktadır:

Fraksiyonel Lazerler: Bu lazerler, cildin tamamı yerine mikro düzeyde küçük sütunlar halinde etki eder. Bu sayede, cildin sağlam kısımları korunurken, hasarlı doku onarılır. Bu yöntem, iyileşme sürecini hızlandırır.

Pulse Dye Lazer (PDL): Özellikle kırmızı veya mor renkli, yeni oluşmuş çatlakların tedavisinde etkilidir. Lazer ışını, çatlak bölgesindeki kan damarlarını hedef alarak, çatlakların renginin solmasına ve görünümünün iyileşmesine yardımcı olur.

Lazerle çatlak tedavisi genellikle birkaç seans halinde uygulanır. Seans sayısı, çatlakların durumuna ve hastanın cildinin tedaviye verdiği yanıta bağlı olarak değişir. Her seans arasında cildin iyileşmesi için belirli bir süre beklenir.

Striort çatlak tedavisi

Striort çatlak tedavisi, mikro iğneleme ve özel bir solüsyonun birleşimiyle uygulanan bir yöntemdir. Bu tedavide, cildin üst katmanına kontrollü bir şekilde küçük kanallar açılır. Açılan bu kanallardan özel bir solüsyon cildin alt katmanlarına iletilir. Bu işlem, cildin kendi doğal iyileşme mekanizmasını tetikler. Cilt, bu mikro travmaya tepki olarak yeni kolajen ve elastin üretmeye başlar. Striort çatlak tedavisi, özellikle beyaz ve eski çatlakların tedavisinde başarılı sonuçlar verebilir. Uygulama, genellikle tek seans veya birkaç seans halinde gerçekleştirilebilir.

Diğer tedavi yöntemleri

Lazer ve Striort’un yanı sıra, çatlak tedavisinde kullanılan başka yöntemler de bulunmaktadır. Bu yöntemler, genellikle diğer tedavilerle kombine edilerek daha iyi sonuçlar elde etmek için tercih edilebilir:

  • Mikrodermabrazyon: Cildin üst katmanının kontrollü bir şekilde soyulmasıyla yeni hücre oluşumunu teşvik eden bir yöntemdir.
     
  • Kimyasal Peeling: Cilde uygulanan özel asit solüsyonları sayesinde cildin üst katmanları soyulur ve yeni, daha sağlıklı bir cilt katmanı ortaya çıkar.
     
  • PRP (Platelet-Rich Plasma) Tedavisi: Hastanın kendi kanından elde edilen zengin plazmanın çatlaklı bölgeye enjekte edilmesiyle cildin yenilenmesi hedeflenir.